EBV Tech Trends Symposium 2013

Murat Yaman | 01:41 | | | | | | Be the first to comment!

EBV Tech Trends Symposium 2013

Merhaba arkadaşlar,

EBV Elektronik tarafından, 16 Nisan 2013 Salı günü, İstanbul Ataşehir Marriott Hotel Asia’da bir Teknoloji Trendleri Sempozyumu düzenlenecektir.

Oldukça zengin bir içeriğe sahip olan bu Teknoloji Günü'nde, 10 farklı yarıiletken üreticisi, 15 farklı oturumda, değişik ürün grupları hakkında detaylı sunumlar ve demolar yapacaktır. Sunumlar, 3 farklı salonda ve birbirine paralel olarak gerçekleştirilecek, demolar ise farklı bir salonda, yarıiletken üreticilerinin yetkilileri tarafından katılımcıların ilgisine sunulacaktır.

"Led aydınlatma sektörü için güç kaynağı çözümleri" temalı ON Semiconductor oturumu saat 14:30 - 15:25 arasında ve 3 no'lu salonda gerçekleşecektir. Detaylı seminer programına buradan ulaşabilirsiniz.

Teknoloji Günü’ne katılmak için, yukarıdaki bağlantıda yer alan kayıt formunu doldurmanız ve katılmak istediğiniz oturumları seçmeniz yeterlidir. Ücretsiz olarak düzenlenen etkinliğin sonunda, katılımcılara sürpriz hediyeler verilecektir.

Yazının devamı

Bir Elektronikçi'nin Mutluluk Formülü

Murat Yaman | 16:07 | | | | Be the first to comment!

Mutluluk nedir?

mutluluk nedir

Bazen sevgilinin yüzünde görülen bir tebessüm,
Bazen evladının başını okşamak.
Bazen birlikte geçirilen bir vakit,
Bazen tek başına dolaşmak.
Bazen para, şan şöhret kazanmak,
Bazen para harcamak.
Ve bazen,
Sadece nefes almak.

TDK Güncel Türkçe Sözlük'te mutluluğun anlamı:

Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık.

olarak açıklanmaktadır.

Yine TDK Felsefe Terimleri Sözlüğü'nde ise:

Genellikle insanların kendilerine en yüksek erek olarak koydukları değer. Bilinci dolduran tam bir doygunluk durumu. İstek ve eğilimlerin tam bir uyumu ve doygunluğu. Değerli şeylerin bolluğu içinde alınan nesnel durum.

olarak açıklanmaktadır.

Bence mutluluğun her zaman ve her yerde geçerli tek bir tanımı yoktur. İçinde bulunulan ruhsal duruma, maddi şartlara, zamana ve diğer çevresel değişkenlere göre, çok farklı şekillerde tanımlanabilir. Sizin de mutlaka hayalini kurduğunuz ya da yaşadığınız anlara ait, kendinize özel bir mutluluk tarifiniz vardır.

Mutluluğun bir formülü var mıdır?

Zamanın hangi anında mutlu olacağımızı tam ve mutlak olarak bilemesek de, bize mutluluk duygusunu yaşattıracak olan olay ve sonuçları önceden planlamaya çalışabiliriz.

Örneğin; sevilen bir eş ve çocuklardan oluşan mutlu bir yuva hayali için, evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı istemek, planlamak ve gerçekleştirmek gibi.

Ya da birlikte yaşadığımız insanların ve bizden sonra gelecek olan nesillerin, hakkımızda övgü ve sevgi ile bahsedeceği güzel eserler bırakabilmek için eğitim almak, kendimizi geliştirmek ve çok çalışmak gibi.

Eski zamanlardan itibaren bir çok kişi, her zaman kesin sonuç veren bir mutluluk formülü olmadığına inanmıştır. Ama aynı şekilde böyle bir formülün var olduğuna inanan kişiler de olmuştur. Bu konuda çok bilinen formüllerden birisi şudur :)

Mutluluk = Bir Sen + Bir Ben + Bir de Bebek

Ben ikinci gruba girenlerdenim ve mutluluğu ifade eden bir formülün gerçekten var olduğuna inanıyorum.

Bu mutluluk formülü benim bulduğum bir formül değil. Elektronik eğitimi almış hemen herkesin ama özellikle güç kaynağı tasarımı ile uğraşanların mutlaka ama mutlaka bildikleri bir formül. Ayrıca, birçok kişisel gelişim kitabında anlatılanları sembolize eden ve genel geçerliliği olduğunu düşündüğüm bir formül.

İşte size bahsettiğim formül ve açıklaması:

mutluluk formülü

Mutluluk Formülü Nedir?

Önce formülün üzerinde yer alan sembol ile başlayalım.

Bu sembol elektronikte «Bobin» adını verdiğimiz malzemeye ait olan semboldür. Bobinin iki ucuna gerilim uygulandığında, içinden akım akmaya başlayacak, bu akım bobinin sargıları üzerinde bir manyetik alan meydana getirecek ve kaynaktan çekilen enerji, manyetik alan şeklinde bobin üzerinde depo edilecektir.

Bobinin iki ucu; hayatımızın başlangıç ve bitişini yani doğumu ve ölümü, dört adet yay; bebeklik, çocukluk, gençlik ve yaşlılık dönemlerimizi, bobinin değeri; amaç ve hedeflerimizi, depoladığı enerji de; hayatımız boyunca elde ettiğimiz toplam enerjiyi yani mutluluğumuzu temsil etmektedir.

Formülümüzde kullanılan terimlerin açılımı ise şu şekildedir:

I = Bobinin içinden geçen akım (Amper)
L = Bobinin endüktans değeri (Henry)
F = Frekans (Herz)
Ƞ = Verim (%)
W = Depo edilen enerji (joule)

Bu formülü:

W = Mutluluk

olacak şekilde yeniden düzenlersek, formülde yer alan terimlerin kazandığı yeni anlamları ise:

I = Kişi
L = Amaç ve hedefler
F = Tekrarlanma sayısı
Ƞ = Verim
2 = Bölen

şeklinde olmaktadır.

Terimleri daha detaylı inceleyecek olursak:

I = Kişi : Kendimize verdiğimiz değer ve kendimize yaptığımız her türlü yatırım. Örneğin, yabancı dil öğrenmemiz, aldığımız eğitimler, kurslar, sertifikalar ve kişisel özelliklerimizi geliştirici her türlü çaba. Dikkat edecek olursak, I parametresi 2 üssüne sahiptir. Bu; kendimize yaptığımız her türlü yatırımın karesi ile ödüllendirilerek değer kazanacağı anlamına gelmektedir.

L = Amaç ve Hedefler : Her zaman ulaşmaya çalıştığımız hedeflerimiz ve bu hedeflere erişmek istememizin altında yatan gerçek hayat amacımız. L parametresi formülde çarpan durumunda olduğu için, değerinin 0 (sıfır) olması, yani hayatta hiçbir amacımızın ve hedefimizin olmaması, eşitliğin her iki tarafının değerinin de sıfır olmasına neden olacaktır.

Not : amaç ve hedef sıklıkla karıştırılan ve birbirinin yerine kullanılan iki terimdir. Doğru tanımlama ise şu şekildedir.

Hedef : Varmak istediğimiz nokta.
Amaç : O noktaya varmak istememizdeki neden.

F = Tekrarlanma Sayısı : Amaç ve hedeflerimize ulaşmak için, kendimize yaptığımız her türlü yatırımın, yeni özellikler eklemenin, yeteneklerimizi geliştirmenin ve benzeri tüm çalışmalarımızın tekrarlanma sayısıdır. Bir yabancı dili öğrendikten sonra onu kullanma sıklığımız, okuma ve yazma fiillerini kullanma sıklığımız, seyahate çıkma sıklığımız ve seminer, toplantı, eğitim gibi olgulara hayatımızda yer verme sıklığımız gibi. F ’de formülde çarpan durumundadır ve değeri 0 (sıfır) olduğunda, yani kendimizi sıklıkla güncellemediğimizde, eşitliğin her iki tarafının değeri yine sıfır olacaktır.

Ƞ = Verim : Elektronik sistemler her zaman daha verimli olacak şekilde geliştirilir ve güncellenirler. Çünkü, düşük verimden dolayı ortaya kayıp bir enerji çıkar ve bu kayıp enerji, sistemin ısınmasına, gürültü üretmesine ve hatta bir süre sonra hiç çalışmamasına neden olur.

İnsanlarda hayatlarındaki verimi artırmak zorundadır. Boşa geçirilen zaman, eğlenceye olan düşkünlük, gereksiz işlere ayrılan gereğinden fazla zaman ve bir takım kötü alışkanlıklar, ömrümüzden çalmakta ve ilerleyen yaşlarda geri dönülmesi ve telafisi imkansız yaralar açmaktadır.

2 = Bölen : Formülde yer alan 2 bölen durumundadır ve bölmeyi, parçalamayı ve küçültmeyi temsil etmektedir. Negatif duygular, olumsuz düşünceler, kaygılar ve endişeler, gerçek hayatımızdaki mutluluğumuzu bölen, parçalayan ve küçülten etkenlerdir. 2 burada en küçük değer olarak yer almaktadır. Hissettiğimiz ya da düşündüğümüz bu olumsuzlukların değeri arttıkça 2’nin değeri de artacak ve mutluluğumuz da buna bağlı olarak daha fazla azalacak, küçülecektir.

Bu formülle ilgili olarak bana en çok sorulan sorulardan biri «Para»’nın formülde neden yer almadığı şeklinde oldu. Aslına bakarsanız benim açımdan para formülün kendisi. Çünkü ben bu formülü kullanarak tasarımlar yapıyor ve geçimimi sağlıyorum. Ama siz parayı illaki formül içinde görmek istiyorsanız, eşitliğin sağ tarafına yani mutluluğun yanına bir «k» sabitini katsayı olarak ekleyebilirsiniz.

mutluluk formülü ve para

Bu durumda, siz eğer parayı hayatınızın odak noktasına koyarsanız ya da tüm çabalarınız para kazanmak için olursa, k’nın alacağı değer 0 ile 1 arasında olacaktır. Ama para sizin için bir amaç değil, mutluluğa ulaşmak için bir araç ise alacağı değer her zaman birden büyük olacak ve mutluluğunuzu daha da artıracaktır.

Sanırım teknik konularda eğitim alan ve uzun süre çalışan insanlar, mesleklerinde gördüklerini, gerçek hayatın içinde de görme eğiliminde oluyorlar. Benim mutluluğu bir formülle ifade etmeye çalışmam da bunun bir örneği olsa gerek.

Konu ile ilgili hazırladığım sunumu aşağıda bulabilirsiniz.

Konu ile ilgili düşüncelerinizi, fikir ve yorumlarınızı benimle paylaşabilirseniz çok memnun olurum.

Yazının devamı

XYZ Kahve Firması için Sosyal Medya Pazarlama Planı Denemesi

Murat Yaman | 23:34 | | | | | | Be the first to comment!

resim-aciklamasi

Merhaba,

Bugün sizlerle, Üniversite Plus'da aldığım "Sosyal Medya Stratejileri" dersinin ikinci haftasında hocamız Sn.Ayşe Kök tarafından verilen ödevle ilgili yaptığım çalışmaları paylaşmak istiyorum.

XYZ isimli örnek firmamız kahve sektöründe yer almakta ve sosyal medyanın gücünden faydalanarak, belirlemiş olduğu hedeflere, uygun stratejiler ve araçlar kullanarak ulaşmaya çalışmaktadır.

Bu konu ile ilgili olarak, hazırlamaya çalıştığım örnek bir "Sosyal Medya Pazarlama Planı" sunumunu aşağıda bulabilirsiniz.

Dersin sonunda, hocamızın bizden yanıtlamamızı istediği sorular ve "acemi bir sosyal medya çırağı" olarak benim vermeye çalıştığım cevaplar şu şekildedir :)

Soru: XYZ kahve firması, sosyal medya pazarlama planıyla ilerlemeden önce neden sosyal medyadaki varlığını gözden geçirmelidir? Açıklayın.

Cevap: XYZ Firması, rakiplerine oranla kahve sektöründe yeni bir firma olmasına rağmen sosyal medyada kendisinden, ürünlerinden ve hizmetlerinden bahsedilmektedir.

Herhangi bir sosyal medya pazarlama planı uygulanmadan önce, XYZ Firması Facebook, Twitter, LinkedIn, YouTube, Flickr ve Ezine Articles üzerinde hesaplar oluşturarak, sosyal medya kanallarını kullanmaya başlamıştır.

Günümüzde tüketiciler, firmalardan aldıkları ürün ve hizmetleri, olumlu ya da olumsuz değerlendirmeleri ile birlikte sosyal medyada başka tüketiciler ile paylaşmaktadır. Bu paylaşımlar bazen öylesine hızlı bir şekil alabilmektedir ki, herhangi bir şehir veya ülkede yaşanılan olumsuz bir deneyim, bir kaç saat içinde başka bir şehir ya da ülkedeki o firmaya ait mağazada müşteri tepkisine, kaybına dönüşebilmektedir.

Kontrolsüz kullanılan sosyal medya kanalları ve yaşanan kişisel deneyimler nedeniyle firma adının, kullandığı markaların veya sunduğu ürün ve hizmetlerin, insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığı tüm bu çalışmalardan önce anlaşılmalıdır.

Böylece bu duruma uygun çözüm ve stratejiler içeren bir sosyal medya pazarlama planı hazırlanabilecektir.

Soru: XYZ kahve firmasının sosyal medya stratejileri, firmanın sosyal ağ için pazarlama hedeflerinin elde edilmesine nasıl yardımcı olacaktır?

Cevap: XYZ Firması, uygulayacağı sosyal medya stratejileri ile hem daha önce kullanılan kanalların verimliliğini ve üretkenliğini artıracak, hem de yeni girilecek kanallar ile daha önce hiç ulaşılamamış ya da ilgisi çekilememiş potansiyel müşterilere ulaşacaktır.

Hedef kitle göz önünde bulundurularak düzenlenecek olan çekilişler, ücretsiz hediyeler, indirim kuponları ve diğer promosyonlar ile marka bilinirliliği artırılacaktır.

Tüketiciler, sosyal medya üzerinden yapılacak çağrılarla, yeni ürün ve hizmetlerin oluşumunda aktif rol almaları konusunda desteklenecek ve bu şekilde yeni ürün ve hizmetlerin tüketici nezdinde kabulü hızlandırılacaktır. Bu durum, müşteri şikayetlerinde gözle görülür bir azalmaya neden olacak, markaya duyulan güven ve müşteri memnuniyeti artacaktır.

Yapılacak olan SEO çalışmaları ile firmanın ürün ve hizmetleri arama motoru sonuçlarında daha üst sıralarda görünecek ve ziyaretçi trafiği artırılacaktır.

Soru: Firmanın hedef müşterileri, sosyal ağda en çok hangi kanallarda mevcuttur ve bu platformlarda neler yapmaktadırlar?

Cevap: Firmanın hedef müşterileri demografik olarak, 18-27 yaş arası gençlerden oluşmaktadır. Bu gençler, internete bağlanmanın mümkün olduğu her yerde netbook, tablet veya akıllı telefon üzerinden sosyal medyaya bağlanmakta ve bu kanallarda paylaşılan içeriğe de önem vermektedirler.

Örneğin, XYZ Firması'nın en büyük rakiplerinden biri olan Starbucks firmasının, Facebook sayfası 2003 yılından beridir faaliyet göstermektedir. Beğeni sayısı 500 bini aşmıştır. Her gün farklı bir menü paylaşılmakta, farklı mağazalar ön plana çıkarılmakta, anketler düzenlenmekte ve ürünler hakkında detaylı bilgiler verilerek potansiyel müşteriler mağazalara çekilmeye çalışılmaktadır. Buralara giden ve hedef kitleyi temsil eden gençler, durum güncellemelerinde yer paylaşımı yaparak Starbucks firmasının en güzel ve en etkili reklamını yapmaktadırlar.

Aynı firmanın Twitter hesabı ise yaklaşık 41 bin kişi tarafından takip edilmektedir. Fakat burada yapılan paylaşımlar Facebook'da olduğu gibi tanıtım çalışmaları değil daha çok müşteri şikayetlerine çözüm bulma ya da etkinlikleri haber verme şeklinde olmaktadır. Müşteriler duygu ve düşüncelerini attıkları tweetler ile daha masalarından kalkmadan paylaşmaktadırlar.

starbucks geri bildirim

Starbucks YouTube kanalının 17 bin abonesi vardır. Firma daha çok çalışanları ile yapılan röportajları, mutfak görüntülerini ve mutlu bir kahve deneyimi yaşayan müşterilerinin videolarını yayınlamaktadır.

Firmanın en aktif kullandığı kanallardan biri Foursquare'dir. Bir milyon dört yüz bin beğenisi olan kanal, uygulamayı telefonuna, tabletine ya da diğer bilgisayarlarına yüklemiş olan kullanıcılara, konum bilgilerini kullanarak en yakın mağazanın yerini bildirmekte ya da arkadaşlarını da yanlarında getirmeleri karşılığında elde edecekleri indirim ya da promosyonları duyurabilmektedir.

LinkedIn'de kullanılan kanallardan biridir. 172 bin kişi tarafından takip edilen kanal ile firma genelde eleman ihtiyaçlarını duyurmaktadır.

Firmanın diğer kanallardaki etkinlikleri ise oldukça sınırlıdır.

Buradan hareketle, XYZ firmasının da yukarıda bahsedilen kanallar üzerinde ve benzer kullanım şekli ile yer alması, hedeflenen müşterilere ulaşmasında etkili olacaktır.

Soru: XYZ kahve firmasının odaklanmayı seçtiği platformlar dışında, hedef müşterilere ulaşmak için diğer hangi platformlar yatırım yapmaya değer? Gerekçenizi açıklayın.

Cevap: Sosyal medya üzerinde yer alan kanallar her geçen gün kendilerini yenilemekte ve aralarına her geçen gün yenileri katılmaktadır. Bazı kanallar popülaritesi yitirirken bazı kanallar hızlı bir şekilde yükselmektedir. Örneğin kurulduğu 2011 Haziran'ından itibaren "hayalet kasaba" yakıştırması yapılan Google+ 2012 yazında atağa kalkarak Facebook ve Twitter'ın ardından en fazla kullanıcıya sahip sosyal ağ durumuna gelmiştir.

Her sosyal ağın kullanıcı profili, multimedia ihtiyacı, paylaşım teknikleri ve yazılımsal gerekleri birbirinden farklı olduğu için bu kanalların yöneticiliği de ayrı ayrı uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle firma hedef ve stratejileri ile tam tamına örtüşmeyen kanallara yatırım yapmak kesinlikle mantıklı değildir.

değişik sosyal medya araçları

Soru: Firmanın sosyal medya pazarlama hedeflerine ulaşma yolunda, gelişimini gözlemleme şeklini değiştirir miydiniz? Evetse, neden? Hayırsa, neden?

Cevap: Hayır değiştirmezdim. İnternet üzerinden yapılan sosyal medya pazarlama çalışmalarının geleneksel pazarlama yöntemlerine göre en büyük üstünlüklerinden biri; ölçülebilir olmasıdır. İzleme yazılımlarından ve duygu - etki analizlerinden elde edilen nicel verilerin tarafsız ve dürüst bir şekilde değerlendirilmesi ile firma için hayati öneme sahip bir çok iyileştirme ve geliştirme faaliyeti gerçekleştirilebilir.

sosyal medya planlama döngüsü

XYZ kahve firması hayali bir firma. Sosyal medya pazarlama çalışmalarını yürütmem için geldiler beni buldular :) Bakalım sonuç ne olacak? İlerleyen derslerde bunu hep birlikte göreceğiz...

Yazının devamı

SMPS - II : Güç Kaynaklarında İzolasyon

Murat Yaman | 02:55 | | | | | | | | | | | | | Be the first to comment!

Merhaba arkadaşlar,

Anahtarlamalı Güç Kaynakları yazı dizimize kaldığımız yerden, güç kaynaklarında izolasyon ile devam ediyoruz. Dizinin ilk yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

İzolasyon nedir?

Kelime olarak; yalıtım ve ayrıklama anlamına gelen izolasyon elektronikte; iki ya da daha fazla devrenin birbiri arasındaki elektriksel temasın kesilmesi olarak tanımlanır. Görsel olarak anlatmamız gerekirse, The Break-up filminin posterinde görüldüğü üzere Jennifer Aniston ile Vince Vaughn arasındaki temas kırmızı okla gösterilen bant yardımı ile kesilmiştir. Biz buna izolasyon diyoruz :)

izolasyon nedir

İzolasyonlu (Isolated) Güç Kaynakları

Giriş devresinin (primary) kullandığı toprak (Earth) bağlantısı ile çıkış bölümünde (secondary) yer alan devrelerin kullandığı toprak bağlantısı (GND) birbirinden farklıdır. Girişte kullanılan toprak "sıcak (hot) GND", çıkışta kullanılan toprak ise "soğuk (cold) GND" olarak adlandırılır. Bu iki toprak şema üzerinde de farklı şekiller ile gösterilir. İzolasyonu sağlayan ana malzemeler tranformatörler ve opto-couplerlardır.

Şebekeden izolasyon

Transformatörler, hem enerji transferi işlemini hem de izolasyon işlemini aynı anda gerçekleştirmektedir. Giriş ve çıkış sargıları arasında herhangi bir temas söz konusu değildir.

Galvanik izolasyon

Opto-coupler ise, içinde yer alan foto-diyodun, yine içerisinde yer alan foto-transistörü sürmesi vasıtası ile optik olarak iki devreyi birbirinden ayırmakta ve izolasyon sağlamaktadır.

Optik izolasyon

Aşağıdaki şekilde TR1002 transformatörü ve IC1004 opto-couplerı giriş ve çıkış devrelerini birbirinden elektriksel olarak ayırmaktadır.

İzolasyonlu (Isolated) Güç Kaynakları

İzolasyonsuz (Non-Isolated) Güç Kaynakları

Giriş ve çıkış devreleri aynı toprak bağlantısını kullanmaktadır. Topolojiye bağlı olarak, enerji çevrim ve iletimi bazen bir coil ile bazen de bir transformatör ile yapılmaktadır. Devre yapıları farklı olmasına rağmen her iki tip devrede izolasyonsuz sınıfına girmektedir.

Coil kullanılan, basit bir Step-up (Boost) devresinin şemasını incelersek, devrenin giriş ve çıkış bölümleri arasında herhangi bir izolasyonun mevcut olmadığını görebiliriz.

Non-isolated step-up boost converter

Transformatör kullanılan aşağıdaki Flyback devrede ise, galvanik izolasyon doğal olarak sağlanmakta, ancak geri besleme bilgisi bir opto-coupler üzerinden alınmamaktadır. Bu nedenle devre izolasyonsuz olarak kabul edilmektedir.

Non-isolated flyback converter

Bundan sonraki yazılarda anlatımla beraber formül ve hesaplamalar da yoğun bir şekilde kullanılacaktır. Bir sonraki yazıda "Anahtarlama" kavramı üzerinde duracağım. İzolasyon ve Anahtarlama terimlerini incelemeyi bitirdiğimizde, İzolasyonsuz Anahtarlamalı Güç Kaynaklarına ait Step-Down (Buck), Step-Up (Boost) ve SEPIC çeviricileri sırasıyla yazmaya çalışacağım.

İzolasyon konusu ile ilgili bol resimli ve açıklamalı bir yazı hazırlamaya çalıştım. Yorumlarınızla katkıda bulunursanız sevinirim.

Yazının devamı

33 Bin Feet - Ümmü Gül Yılmaz

Murat Yaman | 13:26 | | | Be the first to comment!

33 Bin Feet - Ümmü Gül Yılmaz

Sevgili arkadaşım Gül Yılmaz'ın, 33 Bin Feet isimli ilk kitabı raflarda ve benim kitaplığımdaki yerini aldı. Öncelikle kendisini yürekten tebrik ediyor, iş hayatında gösterdiği başarıları yazarlık hayatında da kendisinden beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Yolculukla ilgili en beğendiğim sözlerin başında, Marcel Proust'un "Tek gerçek yolculuk, aynı gözle yüz değişik ülkeyi dolaşmak değil, aynı ülkeyi yüz değişik gözle görebilmektir." sözü gelir. Gül bunu başarabilen ender insanlardan. Bu nedenle 33 Bin Feet; bir çift gözün baktığı değil, birçok gözün gördüğü, güzel bir yol anıları kitabı olmuş.

İçindeki her bölümünden, her hikayeden farklı bir tat alıyorsunuz. Bir roman okuyorum diye düşündüğünüz bir anda, bir masalın içinde buluyorsunuz kendinizi. Keskin bir dram burnunuzun direğini sızlatırken, bir anda mutluluk gözyaşları gözlerinizden süzülmeye başlıyor...

Kahramanımız ise, bazen kendi çocuğuna ders veren bir anne, bazen annesinden ders alan bir çocuk, bazen sevecen bir eş ama çoğu zaman vefalı, şefkatli, iyi yürekli ve fedakar bir dost olarak yer alıyor bu hikayelerin içerisinde.

Ayrıca, satır aralarına dikkatlice baktığımda gördüğüm gizli otobiyografinin, tek başına bir kitabı hak ettiğini de mutlaka söylemeliyim. İlgililere duyurulur! :)

Ortaokul'da okurken gruplar arası bir tartışma düzenlenmişti. Konumuz "Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi bilir?" idi. Ben, çok okuyan bilir tarafındaydım. O zaman da her zaman olduğu gibi tartışmanın bir galibi çıkmamıştı. Aradan yıllar geçti. Şimdi edindiğim tecrübelerle çok gezenin, ama bakarak değil görerek gezenin, daha çok bildiğini düşünmeye başladım.

Her yolculuk, yolcu için bir kişisel gelişim macerasıdır. Bu açıdan baktığımızda, eskinin seyyahları günümüzün kişisel gelişim uzmanlarıdır diyebiliriz. Yolcunun yola çıkmadan önceki hali ile yolculuk tamamlandığındaki hali arasında mutlaka bir fark olacaktır, olmalıdır. 33 Bin Feet'i okuduğunuzda ne söylemek istediğimi, gerçek öyküler eşliğinde çok daha iyi anlayabilirsiniz.

Ümmü Gül Yılmaz ve Murat Yaman

Bembeyaz kıyafetinin üzerine döktüğüm kola nedeniyle hem 17 saat boyunca ıslak bir yolculuk yapmak zorunda kalmış hem de o kurumuş leke ile bizi karşılayan şirket yöneticilerine gülümsemeyi başarabilmiş, Seoul sokaklarında benim gibi yemek problemli birine yiyecek yemek arayan, bir ucundan diğer ucuna araba ile geçtiğimiz Güney Kore'de, arabayı kullanan şirket yetkilisi ormanda yolu şaşırıp kaybolduğunda bize bakıp: -Sağdan mı gidelim, soldan mı? diye sorduğunda bile soğukkanlılığını! koruyabilen, gerçek bir dost, gerçek bir arkadaş olan sevgili Gül Yılmaz ile yakında bir röportaj yapmayı planlıyorum. Kendisi ve kitabı hakkında merak ettiklerinizi bana iletirseniz, sorularınızı sizler adına sorabilirim.

Kitap hakkında detaylı bilgilere Yeni Sayfa ve Idefix bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Yazımı büyük üstad Ahmet Haşim'den bir alıntı ile bitirmek istiyorum:

Ahmet Haşim - Yollar
Yazının devamı

Led Aydınlatma - 2 | LED'ler ve LED Aydınlatma Hakkında Genel Bilgiler

Murat Yaman | 05:50 | | | Be the first to comment!

LED Hakkında Genel Bilgiler

İnsanoğlu'nun sınırsız ihtiyaçlarının, Dünya'nın sınırlı kaynaklarıyla karşılanmaya çalışılması neticesinde, zaten kısıtlı olan temiz hava, içilebilir su ve enerji kaynaklarımız tükenme noktasına gelmiştir. Sorunun çözümü noktasında önümüzde iki seçenek belirmektedir. Yeni ve alternatif kaynaklar bulma ya da mevcut kaynaklar üzerinde tasarruf tedbirleri uygulama.

Yeni ve alternatif kaynaklar bulma yöntemi, hem pahalı olduğu hem de uzun zaman gerektirdiği için var olandan tasarruf etmek daha hızlı ve pratik bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha önce Led Aydınlatma (Led Lighting) - 1 başlıklı yazımda da vurguladığım nedenlerden dolayı aydınlatmada LED kullanımına geçilmesi, bireysel ve kamusal olarak alabileceğimiz tedbirlerin en başında gelmektedir.

sera etkisi

Aydınlatma Tarihine Kısa Bir Bakış

Eski çağlarda, güneş tek aydınlatma kaynağımızdı. İlk gece hayatı bu keşif ile mi başladı bilmiyorum ama yapay ışıkla aydınlatma ilk olarak ateşin keşfiyle başlamıştır. Daha sonra meşale, yağ lambası, gaz lambası ve mum uzunca bir süre karanlıklarımızı aydınlatan ışık kaynakları olarak kullanılmıştır.

19. yüzyılın ortalarında Edison'un flamanlı lambayı geliştirmesi ile yeni bir aydınlanma çağı! başlamıştır. Akkor, flüoresan, halojen, sodyum ve metal halide lambaların kullanımının yaygınlaşması, geçen yüzyılı diğerlerine göre daha parlak geçirmemize neden olmuştur.

İlk LED, 1907’de icat edilmiş, ticari olarak kullanımına 1960'lar da başlanmış, 1970'lerden mavi rengin elde edildiği 1990'lı yıllara kadar uzunca bir süre kırmızı, yeşil ve sarı renklerde üretilmiştir. Bugün kullandığımız beyaz renk ise 2000'li yılların başında elde edilebilmiştir.

Aydınlatma Tarihi

Led Nedir?

LED; tek yönlü akım geçiren, yarıiletken diyot ailesinin, geleceği oldukça parlak opto-elektronik bir ferdidir. Üzerinden akım geçtiğinde foton yayarak ışıma yaptığı için LED - Light Emitting Diode yani Işık Yayan Diyot olarak isimlendirilmiştir.

Pozitif yüke sahip P maddesi ve negatif yüke sahip N maddesinin arasında kalan yasak enerji aralığı LED'in yaydığı ışığın rengini belirler. Bu nedenle farklı renge sahip LED'ler, değişik yasak enerji aralığına sahip GaAs, Gap, GaN, AlInGaP ve InGaN yarıiletken malzemelerden üretilirler.

LED’lerle beyaz ışık üretmek iki yöntemle mümkündür. Birincisinde; kırmızı, yeşil ve mavi üç adet LED yongası bir kılıf içerisinde birleştirilerek beyaz ışık elde edilir. İkinci yöntemde ise, LED yongasında üretilen mavi ışık bir fosfor tabakasını uyarır ve beyaz ışık üretilir.

Led İç Yapısı

Neden Led?

Günümüzde; sinyalizasyon, reklam panoları, elektronik cihazlar, kara, hava ve deniz taşıtları, sokak aydınlatması, mimari yapı ve sanatsal eser aydınlatması ile iç ve dış mekan aydınlatması gibi aydınlatma ihtiyacı duyulan her yerde LED'ler kullanılmaktadır. Aydınlatmada en çok tercih edilen çözüm olmasının başlıca nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Üretim ve kullanım şartlarına bağlı olarak 20.000 ila 100.000 saat yüksek çalışma ömrü,
  • Klasik akkor lambalara oranla 30 kat, floresan lambalara oranla 10 kat daha az güç tüketimi nedeniyle sağladığı yüksek enerji tasarrufu,
  • Üzerinde harcanan gücün %99'undan fazlasını ışığa çevirmesi nedeniyle sağladığı yüksek verim ve daha az ısı, (klasik akkor lambalarda bu oran %5-%10 civarındadır)
  • Farklı fiziksel şekillere sahip olarak üretildiği ve hafif olduğu için, tasarım esnekliği sağlaması,
  • Darbe ve titreşimlere karşı dayanıklı olması,
  • Elektromanyetik alan üretmemesi, civa içermemesi ve radyasyon yaymaması nedeniyle çevre dostu ve sağlıklı olması,
  • Patlayıcı ve yanıcı risk içeren ortamlarda güvenle kullanılabilmesi,
  • Hızlı açma ve kapanma süreleri,
  • Farklı metotlar kullanılarak basit ve ucuz şekilde kontrol edilebilme yeteneğine sahip olması,
  • Düşük DC voltaj değerleri ile çalışabilmesi nedeniyle sağladığı can ve mal emniyeti,
  • Üretilen ışığın kolayca yönlendirilebilir olması,
  • Doğal ve canlı doymuş renklerin kolaylıkla elde edilebilir olması,
  • Toplam sahip olma maliyetinin diğer alternatiflere göre her geçen gün daha da azalması,
  • Düşük ve yüksek sıcaklık ortamlarında rahatlıkla kullanılabilir olması.

Neden Led

LED ve Tasarruf - Nasıl ve Ne Kadar?

LED ve tasarruf son günlerde dillere pelesenk olan bir kavram haline geldi. Önce konu ile ilgili Avrupa Birliği'nden ve ülkemizden iki bilgiyi paylaşmak istiyorum. Daha sonra hesap kısmına geçebiliriz.

Avrupa Birliği Komisyonu, yüksek enerji harcayan akkor lambaların 1 Eylül 2009’dan başlayarak 2012’ye kadar süren bir geçiş döneminde yasaklanmasına karar verdi. Bu karar ile hem enerji tasarrufu sağlanması, hem de aydınlatma için atmosfere salınan karbondioksit emisyonunun azaltılması hedef alındı. Önce 100W, ardından 75W ve nihayet 60W'lık akkor flamanlı ampullerin üretimi ve satışı yasaklandı. Böylece AB’de yılda 40 milyar kWh enerji tasarrufu sağlandı ve havaya 15 milyon ton karbondioksitin salınımı önlendi.

13/08/2008 tarihli 2008/19 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile tüm kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının 1 ay içinde kendi sorumluluklarında bulunan yerlerdeki mevcut akkor flamanlı lambaları tasarruflu ampullerle değiştirmeleri zorunlu kılındı. Ülke genelinde yapılan uygulama sonucunda, toplam 1.828.742 adet ampul çıkarılarak yerine 1.758.954 adet tasarruflu kompakt floresan lamba takıldı. Satın alınan verimli lambalar için ödenen 11,5 milyon lira, 101 günde geri kazanıldı ve elektrik giderindeki azalma ile bütçeye yılda 41 milyon lira katkı sağlandı.

Evet, gelelim bireysel anlamda LED kullanımına geçmek bizi nasıl etkileyecek sorusunun yanıtına. Aşağıda gördüğünüz tabloda, 1 adet akkor flamanlı lamba (klasik ampul), kompakt floresan lamba (tasarruflu ampul) veya LED lamba kullanılması durumunda, aylık ve yıllık toplam elektrik tüketimimizi ve bunun için ödememiz gereken bedelleri görebilirsiniz.

tasarruf hesaplaması

Ancak, günümüz Türk mimarisinde evlerimizin 3+1 sisteme göre yapıldığını, bazılarımızın salonlarında birden fazla lamba kullanılan avizeleri olduğunu, antre ışıklarının her zaman açık kaldığını ve buzdolabımızın içinde bile ampul kullanıldığını düşünürsek, yukarıda bulduğumuz rakamları 5 ile genişlettiğimizde daha gerçekçi sonuçlara ulaşabiliriz. Sonuçları aşağıda görebilirsiniz.

tasarruf hesaplaması

Yukarıdaki hesaplamalara dahil edilmeyen bir iki faktöre daha değinmek istiyorum. Birincisi, lamba çeşitlerinin ömürlerini mukayese edecek olursak; 1000 saatlik bir kullanım ömrü olan akkor flamanlı lambayı ortalama 220 gün kullanabiliriz. Bunun yerine tasarruflu kompakt floresan lamba tercih ettiğimizde kullanım süresi 6 yıla çıkmaktadır. LED'i seçmemiz durumunda ise bu değer, sıkı durun tam olarak 30 yıla çıkmaktadır. Buradan çıkan sonuç; 1 adet LED lambanın kullanım süresi boyunca 50 adet akkor flamanlı lamba değiştirmemiz gerektiğidir. Yine toplam elektrik tüketimlerini karşılaştırdığımızda; LED'e geçtiğimizde daha az elektrik tüketeceğimiz için doğaya verilecek sera gazı miktarıda daha az olacaktır. Daha fazla ayrıntı isterseniz, Enerji Bakanlığı'nın Kamuda Verimli Aydınlatmaya Geçiş Raporu ve Türkiye Enerji ve Enerji Verimliliği Çalışmaları Raporu belgelerini inceleyebilirsiniz.

Led Sürücü (Led Driver) Devreleri

LED'lerin ışık yayabilmesi için bazı elektriksel ön şartların sağlanması gereklidir. Kırmızı LED: 1,8V , Sarı LED: 2,0V , Yeşil LED: 2,2V ve Mavi - Beyaz LED'ler: 3,6V eşik gerilimine ihtiyaç duyarlar. Bu değerlere ulaşıncaya kadar LED'ler ışık yayılımı yapmayacaklardır. Devreye bağlanırken polaritelerine dikkat etmek gereklidir. Ters gerilime dayanımları azdır ve kataloglarda belirtilen üst değerlerin aşılması durumunda zarar göreceklerdir. 10ma'den 700mA'e uzanan akım değerleri aralığında LED üretimleri mevcuttur.

led çeşitleri

LED'lerin soğuk olduğu ve ısındığı zamanlardaki iç direnç değerleri aynı değildir. Isının yükselmesine bağlı olarak devreden geçen akım azalmaya başlayacaktır. LED üzerinden sabit bir akım yerine değişken bir akım geçmesi nedeniyle, LED'den yayılan ışığın:

  • PARLAKLIĞI değişecektir.
  • RENK SICAKLIĞI değişecektir.
  • LED'in KULLANIM SÜRESİ (ÖMRÜ) değişecektir.

Bu nedenle, başarılı bir aydınlatma projesine imza atmak istiyorsak; görsel ve optik ihtiyaçlara göre LED seçimini tamamlandıktan sonra, LED'leri malzeme kataloğunda belirilen sabit akım değerinde çalıştırabilecek bir LED Sürme (LED Driver) devresi ile birlikte kullanmamız ve uygun bir şekilde soğutmamız gerekmektedir.

Doğru LED sürücü seçimi, dikkat etmemiz gereken en önemli parametrelerden biridir. Çünkü, akım sınırlandırma en basit şekilde dirençle yapılabildiği gibi, anahtarlamalı LED sürücü devreleri ile de yapılabilmektedir. Ancak aralarında başta verim (efficiency) olmak üzere, emniyet (safety) ve güvenirlilik (reliability) farkları vardır. Tasarruf yapmak istediğiniz bir projede, yanlış seçilmiş bir akım sınırlandırma devresi, elde etmek istediğiniz tasarrufu daha işin başında ortadan kaldırabilecektir.

led sürücü - led driver

Yazı planladığımdan çok uzun oldu. Ancak günümüzün oldukça önemli konularından biri olan LED'ler LED Aydınlatma hakkında bu ön bilgileri vermeden serinin daha sonra gelecek olan yazılarının çok da iyi anlaşılabileceğini düşünmüyorum. Eğer sıkılmadan okuyup buraya kadar gelebildi iseniz sizin de mutlaka bu konuda söyleyecek sözünüz vardır. Değerli fikirlerinizi benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

Yazının devamı

Kariyeriniz düşmanınız olur mu?

Murat Yaman | 13:32 | | | Be the first to comment!

Kariyeriniz düşmanınız olur mu

Sevgili Coşkun Taşdemir ve Ahmet Alpat bloglarında yayınladıkları Can Sıkıntısı ve Mühendislik Öğrencilerinin Şuursuzluğu Üzerine isimli yazıları ile, mesleğe yeni başlayan arkadaşlara önemli uyarılar da bulundular. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Ben ise bu yazımda, Coşkun Taşdemir'in, yazısının sonunda sorduğu soruyu kendimce yorumlayarak devam etmek istiyorum. Soru şöyle:

Kendimizi gerçekten geliştirdikten sonra o “gelişmişliğimizi” kullanabilecek imkanlar / ortamlar / zamanlar bulamadığımızda bunun ağırlığını kaldırabilecek miyiz?

Kişisel olarak, imkanlar / ortamlar / zamanlar bulamadığımızda kaldırmak zorunda olduğumuz tek ağırlığın maalesef gelişmişliğimiz olmadığını düşünüyorum. Kimi zaman gelişmişliğimizin en önemli getirilerinden biri olan iyi bir kariyer de insanın başına kaldırılması daha zor bir ağırlık olabiliyor. Nasıl mı?

İyi bir kariyer sahibi olmak istiyorsak; her konuda bilgili (yatay gelişim) ama en az bir konuda uzman (dikey gelişim) olmalıyız diye düşünüyorum. Uzman olduğumuz bu konu sayesinde, çalıştığımız kurum ve/veya alternatifleri nazarında aranılan ve istenilen bir konuma ulaşabiliriz. Bu konumda geçirdiğimiz süre ise bizi tecrübeli elemanlar saflarına katar.

İyi bir firma elinde ki bu uzman ve tecrübeli kişiyi genellikle bench başında değil masa başında görmek ister. İsminin başına ve maaşının sonuna getirdiği eklentilerle o kişiyi yönetici yapar. Bu yüzden Ar-Ge departmanları çoğunlukla en iyi mühendislerini başka bölümlere yönetici olarak kaptırır. Artık o ne tam bir Ar-Ge'ci ne de tam bir yöneticidir. Arafta kalakalmıştır. Neyse bu konuya başka bir yazıda değinirim. Buraya kadar herşey çok güzel. Ancak hayat her zaman böyle gitmez.

Geçen zamanla birlikte, transfer dışında bir iş değişikliği yaşamak zorunda kalırsanız, uzmanlığınız ve tecrübeniz sizin en büyük düşmanınız olmaya başlar. Eş-dost ve tanıdık etkisi de iş hayatımızda minimum seviyede ise eğer, yeni bir iş bulmak gittikçe zorlaşmaya başlar.

Uzmanlığımız, çalışabileceğimiz alan - sektör sayısını çok daraltır. Yeni mezun olduğumuzda, bakım sorumlusundan, proje mühendisine ya da Ar-Ge çalışanına kadar oldukça geniş bir alanı kapsayan iş müracaatlarımız edindiğimiz uzmanlıkla birlikte olası iş veren sayımızı bir elin parmaklarından daha aza indirebilir.

Yine uzmanlığımız girmek istediğimiz firmalarda ki muhtemel pozisyonlara fazla gelmeye başlar! Artık çiçeği burnunda bir overqualified olmuşuzdur.

Tecrübemiz, girmek istediğimiz firmadaki yöneticiler tarafından tehlikeli görülür! Çünkü sizi işe alacaklar için potansiyel bir rakipsinizdir.

Ayrıca yaşımız da sıkıntı olmaya başlamıştır. İlanlardaki 30-35 yaş sınırları gözünüze daha çok takılmaya başlar.

Üzerinizdeki aş, eş ve çocuk baskısı ile yanlış kararlar alır, uzmanlık alanınızı hatta sektörünüzü değiştirmeyi düşünmeye başlarsınız. Olmaz mı? Çok çalışarak ve talihinde yardımı ile tabiki olabilir. Ama olmama ihtimali olma ihtimalinden her zaman daha fazladır.

Bahsettiğim bu tablo inanın ki hayal ürünü değil. Bu durumda olan, geçmişte mesleğinde çok başarılı olmuş ancak şu an ne yapacağını bilemeden oradan oraya savrulan arkadaşlarım var.

Yeni mezun olacak arkadaşlara kendimce bir tavsiyem olacak. 30'lu yaşlara kadar mesleğinizde zirveyi hedefleyin ve bu hedefe ulaşabilmek adına kendinizi maksimum seviyede geliştirin. Ama 40'lı yaşlara kadar, mutlaka ama mutlaka, alıştığınız, yaşadığınız hayat tarzını ve sosyal imkanları size ve ailenize sunacak iyi bir işe ve/veya maddi kaynağa sahip olmaya çalışın. Yoksa Allah korusun, yaş 50ler'e gelirken kurduğunuz cümlelerin çoğu eyvah ve keşkeler ile başlayabilir...

Düşünceleriniz benim için önemlidir. Paylaşırsanız çok sevinirim.

Yazının devamı

Hükümdar - Mustafa Çevik

Murat Yaman | 11:45 | | | Be the first to comment!

Hükümdar - Mustafa Çevik

Olay ve kişileri çevreleyen şartların betimlenme şekli okuduğum kitaplarda dikkat ettiğim unsurlardan biridir. Çünkü yapılan betimleme romanı okuyanı, okuduğu koltuktan, ortamdan alır, tasvirin hemen ardından gelecek olan olay kurgusunun yaşandığı hayali mekana taşır. Yani fiziksel olarak siz kitabı tutuyorken, düşünsel olarak kitap sizi içine almıştır. Kişisel olarak bu adımdan sonraki beklentim, kahramanlar ile birlikte bir olaya şahit olmak hatta o olayı iliklerime kadar hissederek yaşamaktır.

Kitapta, Türkler'in yaşam alanı olan Ötüken, savaş meydanları, bozkırın uçsuz bucaksız stepleri, eski Türk kültürü, adet, gelenek, görenek ve dini inançları çok güzel bir şekilde betimlenmiş. Ancak, hemen ardından, örneğin Türk Ordusu'nun kendisinden üç kat daha kalabalık bir düşmana karşı; inançları, cesaretleri ve teknolojik üstünlükleri ile kazandığı muhteşem bir zafer oldukça basit bir iki tümce ile anlatılmış. Sanki destan ıskalanmış, ansiklopedik bilgiler romanın içine alelacele yerleştirilmeye çalışılmış. Bu açıdan kitap, Nihal Atsız'ın tasvirlerinin içine sıkıştırılmış, Jean-Paul Roux (Türkler'in Tarihi) kitabı gibi olmuş. Aslında, Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor romanlarını okuyanlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır.

Ancak yukarıda söylediklerimden kitabı sevmediğim, beğenmediğim anlaşılmasın. Anlatılmış olan ansiklopedik bilgiler, kendi hayatımda görüp duyduğum ancak kökenini bilmediğim bir çok şeyi daha iyi anlamamı sağladı. Günümüzde başkaları tarafından sahiplenilmeye çalışılan bir çok güzel adetimizin temelinin Türk Töresi olduğunu öğrendim. Kitabı okuduktan sonra, Türkler'in İslamiyeti kabul etmelerinde, Gök Tanrı inancı'nın oynadığı rolü daha iyi anlayabiliyorsunuz.

Sonuç olarak Mustafa Çevik'in Hükümdar'ı; lirik bir destan beklentilerini karşılamayan ancak unutulanları hatırlatan bir kitap olarak, kitaplıklarımızda ki yerini almayı hak eden güzel bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Yazının devamı

Blogger için Sayfa Numaralandırma (Page Nav) eklentisi

Murat Yaman | 13:25 | | | Be the first to comment!

Blogger için sayfa numaralandırma eklentisi

Blogger'da eski sayfalara ulaşmak ya da sayfalar arasında dolaşmak istediğimizde, ana sayfanın hemen altında Önceki Kayıt ve Sonraki Kayıt şeklinde bağlantılar görürüz. Bu bağlantılar yerine, yukarıdaki resimde görebileceğiniz gibi; toplam yayın sayısının, ana sayfada gösterilmesini istediğimiz yayın sayısına bölümü ile elde edilen, toplam sayfa sayısının gösterilmesi ve sayfaların da numaralarla erişilebilir olması için yapmamız gereken Sayfa Numaralandırma - Page Nav eklentisini blogumuza eklemektir.

Kurulum

  • Blogger Kumanda Paneli > Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/JavaScript komutlarını uygulayarak yeni bir gadget oluşturuyoruz.
  • Gadget'e Page-Nav ismini vererek, aşağıda yer alan kodları içerik kısmına ekliyor ve kaydediyoruz.
    <!-- sayfa numaralandirma code START -->
    <style type='text/css'>
    .showpageArea a {
    text-decoration:underline;
    }
    .showpageNum a {
    border:1px solid #aeaeae;
    margin:0 3px;
    padding:3px 7px;
    text-decoration:none;
    color:#333333;
    }
    .showpageNum a:hover {
    background-color:#F0E0C5;
    border:1px solid #000000;
    color:#333333;
    }
    .showpagePoint {
    -moz-background-clip:border;
    -moz-background-inline-policy:continuous;
    -moz-background-origin:padding;
    background:#FF7637 none repeat scroll 0 0;
    border:1px solid #FF7637;
    color:#fff;
    margin:0 3px;
    padding:3px 7px;
    text-decoration:none;
    }
    .showpageOf {
    margin:0 3px 0 0;
    padding:3px 7px;
    text-decoration:none;
    color:#333333;
    }
    .showpage a {
    border:1px solid #aeaeae;
    padding:3px 7px;
    text-decoration:none;
    color:#333333;
    }
    .showpage a:hover {
    text-decoration:none;
    color:#333333;
    }
    .showpageNum a:link, .showpage a:link {
    color:#333333;
    text-decoration:none;
    }
    </style>
    
    
    <script type='text/javascript'>
    
    var home_page_url = location.href;
    
    var pageCount=10;
    var displayPageNum=3;
    var upPageWord ='�nceki';
    var downPageWord ='Sonraki';
    
    function showpageCount(json) {
    var thisUrl = home_page_url;
    var htmlMap = new Array();
    var thisNum = 1;
    var postNum=1;
    var itemCount = 0;
    var fFlag = 0;
    var eFlag = 0;
    var html= '';
    var upPageHtml ='';
    var downPageHtml ='';
    
    for(var i=0, post; post = json.feed.entry[i]; i++) {
    
    var timestamp1 = post.published.$t.substring(0,19)+post.published.$t.substring(23,29);
    timestamp = encodeURIComponent(timestamp1);
    
    var title = post.title.$t;
    
    if(title!=''){
    if(itemCount==0 || (itemCount % pageCount ==(pageCount-1))){
    if(thisUrl.indexOf(timestamp)!=-1 ){
      thisNum = postNum;
    }
    
    if(title!='') postNum++;
    htmlMap[htmlMap.length] = '/search?updated-max='+timestamp+'&max-results='+pageCount;
    }
    }
    itemCount++;
    
    }
    
    for(var p =0;p< htmlMap.length;p++){
    if(p>=(thisNum-displayPageNum-1) && p<(thisNum+displayPageNum)){
    if(fFlag ==0 && p == thisNum-2){
    if(thisNum==2){
     upPageHtml = '<span class="showpage"><a href="/">'+ upPageWord +'</a></span>';
    }else{
     upPageHtml = '<span class="showpage"><a href="'+htmlMap[p]+'">'+ upPageWord +'</a></span>';
    }
    
    fFlag++;
    }
    
    if(p==(thisNum-1)){
    html += '<span class="showpagePoint">'+thisNum+'</span>';
    }else{
    if(p==0){
      html += '<span class="showpageNum"><a href="/">1</a></span>';
    
    }else{
     html += '<span class="showpageNum"><a href="'+htmlMap[p]+'">'+ (p+1) +'</a></span>';
    }
    }
    
    if(eFlag ==0 && p == thisNum){
    downPageHtml = '<span class="showpage"> <a href="'+htmlMap[p]+'">'+ downPageWord +'</a></span>';
    eFlag++;
    }
    }
    }
    
    if(thisNum>1){
    html = ''+upPageHtml+' '+html +' ';
    }
    
    html = '<div class="showpageArea"><span  class="showpageOf"> Toplam Sayfa ('+(postNum-1)+')</span>'+html;
    
    if(thisNum<(postNum-1)){
    html += downPageHtml;
    }
    
    if(postNum==1) postNum++;
    html += '</div>';
    
    var pageArea = document.getElementsByName("pageArea");
    var blogPager = document.getElementById("blog-pager");
    
    if(postNum <= 2){
    html ='';
    }
    
    for(var p =0;p< pageArea.length;p++){
    pageArea[p].innerHTML = html;
    }
    
    if(pageArea&&pageArea.length>0){
    html ='';
    }
    
    if(blogPager){
    blogPager.innerHTML = html;
    }
    
    }
    
    function showpageCount2(json) {
    
    var thisUrl = home_page_url;
    var htmlMap = new Array();
    var isLablePage = thisUrl.indexOf("/search/label/")!=-1;
    var thisLable = isLablePage ? thisUrl.substr(thisUrl.indexOf("/search/label/")+14,thisUrl.length) : "";
    thisLable = thisLable.indexOf("?")!=-1 ? thisLable.substr(0,thisLable.indexOf("?")) : thisLable;
    var thisNum = 1;
    var postNum=1;
    var itemCount = 0;
    var fFlag = 0;
    var eFlag = 0;
    var html= '';
    var upPageHtml ='';
    var downPageHtml ='';
    
    var labelHtml = '<span class="showpageNum"><a href="/search/label/'+thisLable+'?&max-results='+pageCount+'">';
    var thisUrl = home_page_url;
    
    for(var i=0, post; post = json.feed.entry[i]; i++) {
    
    var timestamp1 = post.published.$t.substring(0,19)+post.published.$t.substring(23,29);
    timestamp = encodeURIComponent(timestamp1);
    
    var title = post.title.$t;
    
    if(title!=''){
    if(itemCount==0 || (itemCount % pageCount ==(pageCount-1))){
    if(thisUrl.indexOf(timestamp)!=-1 ){
     thisNum = postNum;
    }
    
    if(title!='') postNum++;
    htmlMap[htmlMap.length] = '/search/label/'+thisLable+'?updated-max='+timestamp+'&max-results='+pageCount;
    
    }
    }
    itemCount++;
    }
    
    for(var p =0;p< htmlMap.length;p++){
    if(p>=(thisNum-displayPageNum-1) && p<(thisNum+displayPageNum)){
    if(fFlag ==0 && p == thisNum-2){
    if(thisNum==2){
     upPageHtml = labelHtml + upPageWord +'</a></span>';
    }else{
     upPageHtml = '<span class="showpage"><a href="'+htmlMap[p]+'">'+ upPageWord +'</a></span>';
    }
    
    fFlag++;
    }
    
    if(p==(thisNum-1)){
    html += '<span class="showpagePoint">'+thisNum+'</span>';
    }else{
    if(p==0){
     html = labelHtml+'1</a></span>';
    }else{
     html += '<span class="showpageNum"><a href="'+htmlMap[p]+'">'+ (p+1) +'</a></span>';
    }
    }
    
    if(eFlag ==0 && p == thisNum){
    downPageHtml = '<span class="showpage"> <a href="'+htmlMap[p]+'">'+ downPageWord +'</a></span>';
    eFlag++;
    }
    }
    }
    
    if(thisNum>1){
    if(!isLablePage){
    html = ''+upPageHtml+' '+html +' ';
    }else{
    html = ''+upPageHtml+' '+html +' ';
    }
    }
    
    html = '<div class="showpageArea"><span  class="showpageOf"> Toplam Sayfa ('+(postNum-1)+')</span>'+html;
    
    if(thisNum<(postNum-1)){
    html += downPageHtml;
    }
    
    if(postNum==1) postNum++;
    html += '</div>';
    
    var pageArea = document.getElementsByName("pageArea");
    var blogPager = document.getElementById("blog-pager");
    
    if(postNum <= 2){
    html ='';
    }
    
    for(var p =0;p< pageArea.length;p++){
    pageArea[p].innerHTML = html;
    }
    
    if(pageArea&&pageArea.length>0){
    html ='';
    }
    
    if(blogPager){
    blogPager.innerHTML = html;
    }
    
    }
    
    </script>
    <script type='text/javascript'>
    
    var thisUrl = home_page_url;
    if (thisUrl.indexOf("/search/label/")!=-1){
    if (thisUrl.indexOf("?updated-max")!=-1){
    var lblname1 = thisUrl.substring(thisUrl.indexOf("/search/label/")+14,thisUrl.indexOf("?updated-max"));
    }else{
    var lblname1 = thisUrl.substring(thisUrl.indexOf("/search/label/")+14,thisUrl.indexOf("?&max"));
    }
    }
    
    var home_page = "/";
    if (thisUrl.indexOf("?q=")==-1){
    if (thisUrl.indexOf("/search/label/")==-1){
    document.write('<script src="'+home_page+'feeds/posts/summary?alt=json-in-script&callback=showpageCount&max-results=99999" ><\/script>')
    }else{document.write('<script src="'+home_page+'feeds/posts/full/-/'+lblname1+'?alt=json-in-script&callback=showpageCount2&max-results=99999" ><\/script>')
    }
    }
    </script>
    <!-- sayfa numaralandirma code END -->
    
  • Numaralandırma işleminin, yalnızca ana sayfada etkin olması için tema kodları içindeki küçük bir değişiklik yapmamız gerekiyor. Bunun için; Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla Page-Nav kelimesini aratıp buluyoruz.
  • Bulduğumuz satırın altında aşağıdakine benzer kodlar göreceksiniz. Bu kodları siliyoruz.
    <b:includable id='main'>
      <!-- only display title if it's non-empty -->
      <b:if cond='data:title != &quot;&quot;'>
        <h2 class='title'><data:title/></h2>
      </b:if>
      <div class='widget-content'>
        <data:content/>
      </div>
    
      <b:include name='quickedit'/>
    </b:includable>
    
  • Sildiğimiz kodların yerine ise aşağıda yer alan kodları ekliyoruz.
    <b:includable id='main'>
      <div class='widget-content'>
        <b:if cond='data:blog.pageType == &quot;index&quot;'><data:content/></b:if>
      </div>
    
      <b:include name='quickedit'/>
    </b:includable>
    

Ayarlar

var pageCount=10; Ana sayfada yer almasını istediğimiz yayın sayısı değeri ile aynı olmalı. Yoksa sayfa sayısı yanlış hesaplanır.

var displayPageNum=3; İçinde bulunduğumuz sayfadan önce ve sonra yer almasını istediğimiz sayfa sayısı değeri.

Gadget içine eklediğimiz kodlarda yer alan CSS etiketlerinin içeriğini değiştirerek, eklentiyi kendi temanıza uygun hale getirebilirsiniz.

Son olarak; eklenti ile ilgili sorun yaşayacak olursanız, probleminizi yorum bölümüne yazarak bana iletebilirsiniz.

Yazının devamı

Ön izlemeli, Devamını Oku (Read More) eklentisi Blogger'a nasıl eklenir?

Murat Yaman | 18:23 | | | Be the first to comment!

Devamını Oku (Read More)

Blogumuza güzel bir görünüm kazandırması yanında, ziyaretçileri yazının kalanını okumaya yönlendirmesi ve blogda kalma süresini uzatması nedeniyle benim olmazsa olmaz eklentilerimden birisidir "Devamını Oku" eklentisi.

Blogger'ın klasik ana sayfasında, yayınladığımız yazıların tüm içeriği gösterilmektedir. Bu eklenti sayesinde, ana sayfada gösterilen yazılarımız, önceden belirlenmiş bir yükseklik değerine ulaşıldığında kesilir. Yayın içerisinde kullanılan görselin ön izlemesi oluşturulur ve yazının geri kalanına ulaşılabilmesi için, yazı bağlantısını içeren bir buton oluşturulur.

Şimdi bu güzel eklentiyi blogumuza nasıl ekleyebiliriz, görelim:

Kurulum

  • Öncelikle Blogger Kumanda Paneli > Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz ve CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla </head> kodunu buluyoruz. Hemen üzerine aşağıda yer alan kodları ekliyoruz.
    <!-- read more code-1 START -->
    <style type='text/css'>
    .readmore {
    position: relative;
    margin-top: 12px;
    margin-right: 10px;
    padding: 7px;
    background: #333;
    display: inline-block;
    color: #fff;
    cursor: pointer;
    text-align: center;
    -moz-border-radius: 5px;
    border-radius: 5px;
    float: right;
    text-decoration: none;
    }
    a.readmore, a:hover.readmore, a:active.readmore {
    text-decoration: none;
    color: white;
    }
    </style>
    <script type='text/javascript'>var thumbnail_mode = &quot;no-float&quot; ;
    summary_noimg = 430;
    summary_img = 340;
    img_thumb_height = 170;
    img_thumb_width = 240;
    </script>
    <script type='text/javascript'>
    //<![CDATA[
    function removeHtmlTag(strx,chop){
    if(strx.indexOf("<")!=-1)
    {
    var s = strx.split("<");
    for(var i=0;i<s.length;i++){
    if(s[i].indexOf(">")!=-1){
    s[i] = s[i].substring(s[i].indexOf(">")+1,s[i].length);
    }
    }
    strx = s.join("");
    }
    chop = (chop < strx.length-1) ? chop : strx.length-2;
    while(strx.charAt(chop-1)!=' ' && strx.indexOf(' ',chop)!=-1) chop++;
    strx = strx.substring(0,chop-1);
    return strx+'...';
    }
    function createSummaryAndThumb(pID){
    var div = document.getElementById(pID);
    var imgtag = "";
    var img = div.getElementsByTagName("img");
    var summ = summary_noimg;
    if(img.length>=1) {
    imgtag = '<span style="float:left; padding:0px 10px 5px 0px;"><img src="'+img[0].src+'" width="'+img_thumb_width+'px" height="'+img_thumb_height+'px"/></span>';
    summ = summary_img;
    }
    if(img.length<1) {
    imgtag = '<span style="float:left; padding:0px 10px 5px 0px;"><img src="https://dl.dropbox.com/s/u9jqt4jp8p82341/no-preview.png" width="'+img_thumb_width+'px" height="'+img_thumb_height+'px"/></span>';
    summ = summary_img;
    }
    var summary = imgtag + '<div>' + removeHtmlTag(div.innerHTML,summ) + '</div>';
    div.innerHTML = summary;
    }
    //]]>
    </script>
    <!-- read more code-1 END -->
    
  • Daha sonra yine CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla <data:post.body/> kodunu bulup siliyoruz ve yerine aşağıdaki kodlarlı ekliyoruz.
    <!-- read more code-2 START -->
    <b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>
    <data:post.body/>
    <b:else/>
    <b:if cond='data:blog.pageType == "static_page"'>
    <data:post.body/>
    <b:else/>
    <div expr:id='"summary" + data:post.id'><data:post.body/></div>
    <script type='text/javascript'> createSummaryAndThumb("summary<data:post.id/>");
    </script>
    <a class='readmore' expr:href='data:post.url'>Yazının devamı</a>
    </b:if>
    </b:if>
    <!-- read more code-2 END -->
    

Ayarlar

Aşağıdaki kodlar üzerinde değişiklikler yaparak, yazı kesmesinin nerede yapılacağını ve ön izleme resminin büyüklüğünü ayarlayabilirsiniz.

summary_noimg = 430; resim kullanılmayan yazının kesim yüksekliği.

summary_img = 340; resim kulllanılan yazının kesim yüksekliği.

img_thumb_height = 170; ön izlemesi oluşturulacak resmin yüksekliği

img_thumb_width = 240; ön izlemesi oluşturulacak resmin genişliği.

http://resim-url.png resimsiz yazılar için kullanılacak olan ön tanımlı resmin url bilgisi.

Önemli Not: Bazı temalarda <data:post.body/> kodundan birden fazla yer almaktadır. Bu durumda siz, kod değişikliğini hepsi için yapmalısınız.

Son olarak; eklenti ile ilgili bir problem yaşarsanız yorum bölümünde bildirebilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

Yazının devamı

Led Aydınlatma (Led Lighting) - 1

Murat Yaman | 02:27 | | | Be the first to comment!

Led Aydınlatma

Teknoloji ve bilimin, insan hayatını bugünkü kadar etkilemediği eski zamanlarda, Dünya üzerinde var olan kaynaklar sadece ve sadece canlılar tarafından ve direkt olarak tüketiliyordu. Doğadan aldığımızı yine doğaya ama geri dönüşümlü olarak iade edebiliyorduk. Günümüzde ise Dünya'nın tüm kaynakları, insanların geliştirdiği ve doğal olmayan sistemler tarafından tüketiliyor. Tüketim sonucu ortaya çıkan atıkların geri dönüşümü ise ya çok uzun zaman alıyor ya da hiç gerçekleşmiyor.

Ekolojik sistem üzerinde açtığımız yarada, aydınlatma ihtiyacımızı karşılamak için harcadığımız enerjinin payı, hiçte yadsınamayacak bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Dünya genelindeki enerji harcamalarının %20'sini oluşturan aydınlatma sistemlerinde, yapılacak her tasarruf bize daha yaşanabilir bir Dünya olarak geri dönecektir. Tüketicilerden gelen talepler ve devlet yönetimlerinin bu doğrultuda aldığı düzenleyici kararlar, enerji verimliliği konusunda hepimizi daha dikkatli olmaya zorlamaktadır.

Aydınlatma sektöründe, 2000'li yılların başından itibaren büyük gelişmeler yaşanmaktadır. LEDler'in flamanlı ve floresan aydınlatmaya göre çok daha verimli olması, ihtiyaç duyulan parlaklık ve renk ayarlarının kolay bir şekilde elde edilebilmesi gibi nedenlerle LEDler, aydınlatma alanında çok daha fazla kullanılır hale gelmişlerdir.

LED Aydınlatma hakkındaki bu genel girişten sonra işin teknik tarafına bakmaya başlayabiliriz. Uzun ömür (yaklaşık 100 bin saat) ve yüksek tasarruf vaad eden LEDleri, belirtildiği şekilde uzun bir süre boyunca ve aynı parlaklık seviyesinde kullanabilmek için, led üreticilerinin bize bildirmiş olduğu, uygun ön gerilim ve sabit akım değerlerini mutlaka sağlamamız gerekmektedir.

En önemli parametrelerden biri olan sabit akım değerinin sağlanamadığı bir led aydınlatma devresinde; parlaklık seviyesinde artma ya da azalma görülmesi veya LEDler'in hiç ışık vermez hale gelmesi beklenen bir durumdur.

akım sınırlandırmayı nasıl yapmalıyız?

Sorumuzu cevaplamaya aşağıdaki resmi inceleyerek başlayabiliriz.

Led Aydınlatma çözümleri

Görüldüğü gibi, dirençle akım sınırlama maliyet olarak en düşük çözüm olmakla birlikte, getirdiği dezavantajlar ve düşük verimlilik nedeniyle en alt sırada yer almaktadır. Diğer çözümlerde ise verimlilik ve maliyet artmakta, aynı zamanda devre tasarımı daha karmaşık bir hal almaktadır.

Bundan sonraki bir kaç yazıda; LED aydınlatma sistemlerinde en çok kullanılan çözümler olan CCR, Linear Regulator IC ve Switching Regulator seçeneklerini incelemeye çalışacağım.

Yazının devamı

AddThis paylaşım butonlarını Blogger'a nasıl ekleriz?

Murat Yaman | 14:42 | | Be the first to comment!

AddThis paylaşım butonlarını blog yazılarımızın altına nasıl yerleştirebiliriz?

Blogumuzda yayınladığımız içeriğin, okuyucularımız tarafından sosyal paylaşım ortamlarından herhangi birinde kolay bir şekilde paylaşılmasına olanak sağlayan en güzel eklentilerden biri AddThis eklentisidir.

Bu yazıda, AddThis eklentisini, blogumuzdaki her yazının altında konumlanacak şekilde temamıza nasıl entegre edeceğimizi göreceğiz.

Kurulum

Eklentiyi temamıza uygulamak için yapmamız gerekenler aşağıdaki şekildedir.

  • Blogger Kumanda Paneli > Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla <div class='post-footer-line post-footer-line-1'> kodunu buluyoruz.
  • Bu koddan hemen sonraya aşağıda yer alan kodları ekliyoruz.
    <!-- addthis buttons START -->
    <b:if cond='data:blog.pageType == &quot;item&quot;'>
    <div class="addthis_toolbox addthis_default_style">
     <div class="social-f"><a class="addthis_button_facebook_like" fb:like:layout="button_count"></a></div>
     <div class="social-t"><a class="addthis_button_tweet"></a></div>
     <div class="social-g"><a class="addthis_button_google_plusone"></a></div>
     <div class="social-l"><a class="addthis_button_linkedin_counter"></a></div>
     <div class="social-a"><a class="addthis_counter addthis_pill_style"></a></div>
    </div>
    <script type="text/javascript">var addthis_config = {"data_track_addressbar":true};</script>
    <script type="text/javascript" src="//s7.addthis.com/js/300/addthis_widget.js#pubid=USER-ID"></script>
    </b:if>
    <!-- addthis buttons END -->
    
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla bu sefer ]]></b:skin> kodunu buluyoruz.
  • Aşağıdaki CSS kodlarını, bu kodun hemen üzerine gelecek şekilde ekliyoruz.
    .post-footer-line.post-footer-line-1 { margin-left: 30px; }
    .social-f { float: left; width: 120px; }
    .social-t { float: left; width: 115px; }
    .social-g { float: left; width: 85px; }
    .social-l { float: left; width: 135px; }
    .social-a { float: left; }
    

Ayarlar

Yukarıdaki kodlarda, USER-ID yazan yere, AddThis kaydı esnasında oluşturulan kullanıcı kimliğimizi yazıyoruz.

Ayrıca, farklı paylaşım butonları kullanmak isterseniz, AddThis Service Directory bölümünden istediğiniz paylaşım butonunun adını bulup, kodların içindekilerden biri ile değiştirebilirsiniz.

Kodların yerleşimi kendi temama göre optimize edilmiştir. Eğer sizin temanızda problem olursa, yukarıdaki CSS kodlarında yer alan width: değerlerini değiştirerek ayarlama yapabilirsiniz.

Son olarak; eklenti ile ilgili sorun yaşayacak olursanız, probleminizi yorum bölümüne yazarak bana iletebilirsiniz.

Yazının devamı

SyntaxHighlighter Blogger'a nasıl eklenir ve kullanılır?

Murat Yaman | 17:41 | Be the first to comment!

SyntaxHighlighter Blogger'a nasıl eklenir ve kullanılır?

Eğer yazılarınız içerisinde HTML, CSS, JavaScript gibi program ve scriptlerden alıntılar yapıyor ya da kendi kodlarınızı yayınlıyorsanız SyntaxHighlighter eklentisi, işinize çok yarayacak bir eklentidir. Bu eklenti ile birlikte, yayınladığınız kodlar, renklendirilerek estetik bir görünüme kavuşur. Ayrıca kodları kullanmak isteyenler kopyala / yapıştır işlemini daha hızlı ve daha doğru bir şekilde yapabilirler.

Kurulum

Eklentiyi temamıza uygulamak için yapmamız gerekenler aşağıdaki şekildedir.

  • Blogger Kumanda Paneli > Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla </head> kodunu bulup hemen üzerine aşağıdaki kodları ekliyoruz.
    <!-- SyntaxHighlighter START -->
    <link href='https://dl.dropbox.com/s/l8necwge1f04ok0/shCore.css' rel='stylesheet' type='text/css'/>
    <link href='https://dl.dropbox.com/s/sgf49uy5p6dae62/shThemeDefault.css' rel='stylesheet' type='text/css'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/q3oxn6ae4ggjakp/shCore.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/7qaegk30zq7tfbq/shBrushCpp.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/nom86ej7trbctsh/shBrushCSharp.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/mvhpm5ka4my8unm/shBrushCss.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/ng29s36ua67deg9/shBrushJava.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/k31ut3ahkqzwb37/shBrushJScript.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/lsfxzfzs4mq9inv/shBrushPhp.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/pzcvzjngfjfky1f/shBrushPython.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/fijcpyzb5j17rjh/shBrushRuby.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/j4dk92ykp07kabm/shBrushSql.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/lhbqyf53b692jrc/shBrushVb.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/uynou202ua5bm04/shBrushXml.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/ji9auf6z43wak1p/shBrushPerl.js' type='text/javascript'/>
    <script src='https://dl.dropbox.com/s/9otnpg6ur3ca13c/shBrushBash.js' type='text/javascript'/>
    <script language='javascript'> 
    SyntaxHighlighter.config.bloggerMode = true;
    SyntaxHighlighter.config.clipboardSwf = &#39;https://dl.dropbox.com/s/hspyweibkiaem1z/clipboard.swf&#39;;
    SyntaxHighlighter.all();
    </script>
    <!-- SyntaxHighlighter END -->
    

Eklentinin blogumuza eklenmesi işlemi bu kadar. Ancak kullanımında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var.

Kullanım

Örneğin; eğer yazımızın içinde HTML kodlarını yayınlayacaksak, yayınlayacağımız kodları buradaki Raw HTML to Escaped HTML çevirici ¹ program yardımıyla Escaped HTML hale getiriyoruz. Daha sonra bu kodu aşağıda tanımlanan kod formatlarından uygun olanın içine yerleştiriyoruz.

<pre class="brush:html">
HTML kodlarımız buraya yazılacak.
</pre>

Aynı şekilde eğer CSS kodları yayınlayacaksak, yukarıda bahsettiğimiz kod çevirme işleminden sonra, aşağıdaki yapıyı kullanmamız gerekir.

<pre class="brush:css">
CSS kodlarımız buraya yazılacak.
</pre>

JavaScript kodları için kullanılacak yapı ise aşağıdaki şekildedir.

<pre class="brush:js">
JavaScript kodlarımız buraya yazılacak.
</pre>

Yazıldığı dilin algılanıp, renklendirilebildiği brushların listesi aşağıdadır.

actionscript3, bash, shell, c-sharp, csharp, cpp, c, css, delphi, pas, pascal, diff, patch, groovy, js, jscript, javascript, java, jfx, javafx, perl, pl, php, plain, text, ps, powershell, py, python, rails, ror, ruby, scala, sql, vb, vbnet, xml, xhtml, xslt, html, xhtml

SyntaxHighlighter ile kod yayınlamak biraz zahmetli olsa da, yayınlanmış olan kodları kullanmak oldukça kolaydır. Yapmanız gereken tek şey, kodların üzerine geldiğimizde sağ üstte ortaya çıkan ve sırasıyla; viev source (kaynağı göster), copy to clipboard (panoya kopyala), print (yazdır) ve help (yardım) komutlarından, copy to clipboard komutunu kullanmaktır.

SyntaxHighlighter Blogger'a nasıl eklenir ve kullanılır?

Dip Not :

¹ : Yazılarımız üzerinden kod yayınlamada her zaman kod değişkenlerinin, istenmeyen kod ya da tehlikeli istemci-taraflı(client-side) kod olarak çıktı vermesi riski vardır. Bunun sonucunda dinamik içeriğin çıktısı olan HTML bozulabilir ya da kötü niyetli bir kullanıcı Cross Site Scripting (XSS) atağı deneyebilir. Bu problemin çözümü çıktıyı temizlemektir (output escaping). Çıktıyı temizleme işlemi sonrasında yazımız zararsız bir şekilde ekrana basılacak ve kodlar içinde yer alan etiketler harfi harfine gözükecektir.
Yazının devamı

Anahtarlamalı (S.M.P.S.) güç kaynağı topolojilerine giriş

Murat Yaman | 03:49 | | | Be the first to comment!

Anahtarlamalı (S.M.P.S.) güç kaynağı topolojilerine giriş

Anahtarlamalı (S.M.P.S.) güç kaynağı topolojileri konusu, elektroniğin en temel ve en önemli konularından biridir. Bu nedenle, teknik ayrıntılara girmeden, sade bir dil ve açıklayıcı resimlerle konuyu anlaşılabilir hale getirmeye çalışacağım. Lütfen sizlerde katkılarınızı esirgemeyiniz.

Barajlarda üretilen elektrik, kablolar üzerinden ev ve iş yerlerimize taşınmaktadır. İletim mesafesi uzadıkça, kabloların iç direncinden kaynaklanan kayıplarda artmaktadır. Bu nedenle baraj çıkışında üretilen elektriğin gerilim değeri 154.000V (154kV) gibi yüksek bir değerdir. Üretilen bu elektrik ev ve iş yerlerimize ulaşmadan önce, belirli bölgelerde kurulan trafo ve aktarma merkezlerinde 110V, 230V veya 380V AC voltaja çevrilir.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa ülkeleri ve Dünya'nın büyük bir bölümünde 230Vac şebeke gerilimi kullanılırken, Kuzey Amerika ve Japonya gibi ülkelerde 110Vac şebeke gerilimi kullanılmaktadır.

Prizlerimizde, kullanımımız için hazır şekilde bulunan 230Vac gerilim, kullandığımız bir çok elektrikli cihaz için uygun bir çalışma gerilimi değildir. 24V, 12V, 5V, 3,3V gibi değişik DC gerilim değerlerine çevrilmesi gereklidir.

Bunun için günümüzdeki en geçerli ve en verimli yöntem; elektrik enerjisinin önce manyetik enerjiye, daha sonra yeniden elektrik enerjisine çevrildiği tranformasyon yöntemidir.

Bugün de kullanılmaya devam eden saçlı trafolar, bu yöntemin ilk malzemeleridir. Primer (primary-giriş) sargısına uygulanan elektrik enerjisi, saç nüve üzerinde manyetik enerjiye çevrilirken, aynı fazda sekonder (secondary-çıkış) sargıları üzerinde indüklenir ve yeniden elektrik enerjisine çevrilir.

saçlı trafo

Ancak, şebeke frekansının 50Hz / 60Hz gibi çok düşük frekans değerine sahip olmasından dolayı, bu trafolardan elde edilen verim oldukça düşüktür. Diğer bir deyişle, çevrim kayıpları çok fazladır. Bu nedenle günümüz modern sistemlerinde AC gerilim önce DC gerilime çevrilir. Ardından, 100kHz, 300kHz gibi çok yüksek frekanslarda anahtarlanarak yeniden AC gerilime elde edilir. Yüksek frekanslı bu AC gerilim, saçlı trafolara göre çok daha küçük boyutlara sahip olan Layer ya da Slot tip transformatörler vasıtası ile istenilen DC gerilim değer(ler)ine çevrilir.

smps trafosu

Bu tarzda çalışan güç kaynaklarına, Anahtarlamalı Güç Kaynakları (Switch Mode Power Supply - SMPS) diyoruz. SMPSler temelde primary (giriş) ve secondary (çıkış) bölümlerinin birbirinden izole olup olmamasına göre:

  • Non-Isolated (Galvanic izolasyonsuz) ve
  • Isolated (Galvanic izolasyonlu)
  • olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Bir sonraki yazımda, Non-Isolated Topolojiler hakkında genel bilgiler verip, bu topolojilerden ilki olan Buck Convertor sistemlerini detaylandırmaya çalışacağım.

Bu yazı ilk kez; 17.11.2011 tarihinde, Murat Yaman tarafından, www.izmirarge.com blogunda yayınlanmıştır. Yazı içeriği ve resimler gözden geçirilip, güncellenmiştir.

Yazının devamı

Disqus yorum sistemi Blogger'a manuel olarak nasıl eklenir?

Murat Yaman | 02:00 | Be the first to comment!

Disqus yorum sistemi Blogger

Blogger'ın kendi yorum sistemini beğenmiyor ama başka da seçeneğiniz olmadığını düşünerek kullanmaya devam ediyorsanız, size güzel bir haberim var. DISQUS yorum ve tartışma sistemini blogunuza entegre ederek, size sağlayacağı; yorumları beğenme, gerçek zamanlı takip etme, farklı bloglara yazdığınız tüm yorumları aynı anda yönetme, sosyal medyada paylaşma, yoruma medya dosyası ekleme, captcha eklentisi kullanmadan spam yorumları engelleme, akismet desteği, gelişmiş moderatör araçları, kara liste oluşturma ve SEO uyumluluğu gibi bir çok özelliği kullanarak, daha etkileşimli bir bloga sahip olabilirsiniz.

Kurulum

  • DISQUS'ı kurmaya başlamadan önce buradan blogumuzun kayıt işlemini gerçekleştiriyoruz. Site Identity adımında belirlediğimiz Shortname'i bir kenara not ediyoruz!
  • disqus site shortname
  • Blogger Kumanda Paneli > Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/JavaScript komutlarını uygulayarak yeni bir gadget oluşturuyoruz.
  • disqus widget ekleme
  • Gadget'ı DISQUS olarak isimlendirip, içerik kısmına aşağıdaki kodu ekliyor ve kaydediyoruz.
    <!-- Disqus comments gadget -->
    
  • Daha sonra kodlar içindeki değişiklikleri yapabilmek için Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla DISQUS kelimesini aratıp buluyoruz.
  • Bulduğumuz DISQUS kelimesi, aşağıdakine benzer bir kodun içinde yer almalıdır. (Eklediğimiz widget sizde HTML1 yerine HTML2, HTML8 gibi farklı bir id değerine sahip olabilir).
    <b:widget id='HTML1' locked='false' title='DISQUS' type='HTML'>
    
  • İlk yapmamız gereken bu kodu aşağıdaki hale getirmek. (Siz HTML1 yerine kendi id değerinizi yazmalısınız).
    <b:widget id='HTML1' locked='false' mobile='yes' title='DISQUS' type='HTML'>
    
  • Bu satırın devamında yer alan, aşağıdaki kodları siliyoruz.
    <b:includable id='main'>
      <!-- only display title if it's non-empty -->
      <b:if cond='data:title != &quot;&quot;'>
        <h2 class='title'><data:title/></h2>
      </b:if>
      <div class='widget-content'>
        <data:content/>
      </div>
      <b:include name='quickedit'/>
    </b:includable>
    
  • Sildiğimiz bu kodların yerine, aşağıdaki kodları ekliyoruz.
    <b:includable id='main'>
      <script type='text/javascript'>
        var disqus_shortname = &#39;SHORTNAME&#39;;
        var disqus_blogger_current_url =
        &quot;<data:blog.canonicalUrl/>&quot;;
        if (!disqus_blogger_current_url.length) {
        disqus_blogger_current_url = &quot;<data:blog.url/>&quot;;
        }
        var disqus_blogger_homepage_url =
        &quot;<data:blog.homepageUrl/>&quot;;
        var disqus_blogger_canonical_homepage_url =
        &quot;<data:blog.canonicalHomepageUrl/>&quot;;
      </script>
      <b:if cond='data:blog.pageType == &quot;item&quot;'>
      <style type='text/css'>
        #comments {display:none;}
      </style>
      <script type='text/javascript'>
        (function() {
        var bloggerjs = document.createElement(&#39;script&#39;);
        bloggerjs.type = &#39;text/javascript&#39;;
        bloggerjs.async = true;
        bloggerjs.src =
        &#39;http://&#39;+disqus_shortname+&#39;.disqus.com/blogger_item.js&#39;;
        (document.getElementsByTagName(&#39;head&#39;)[0] ||
        document.getElementsByTagName(&#39;body&#39;)[0]).appendChild(bloggerjs);
        })();
      </script>
      </b:if>
      <style type='text/css'>
        .post-comment-link { visibility: hidden; }
      </style>
      <script type='text/javascript'>
        (function() {
        var bloggerjs = document.createElement(&#39;script&#39;);
        bloggerjs.type = &#39;text/javascript&#39;;
        bloggerjs.async = true;
        bloggerjs.src =
        &#39;http://&#39;+disqus_shortname+&#39;.disqus.com/blogger_index.js&#39;;
        (document.getElementsByTagName(&#39;head&#39;)[0] ||
        document.getElementsByTagName(&#39;body&#39;)[0]).appendChild(bloggerjs);
        })();
      </script>
    </b:includable>
    
  • Son olarak, eklediğimiz kodlarda yer alan SHORTNAME kelimesi yerine, ilk adımda bir kenara not ettiğimiz Shortname değerini yazıyor ve temamızı kaydediyoruz.

Ayarlar

Disqus yorum sisteminin ayarları ve kişiselleştirilmesi ile ilgili detaylı bilgilere bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Yazının devamı

Blogger'da renkli etiket bulutu kullanımı

Murat Yaman | 10:24 | Be the first to comment!

Blogger

Bildiğiniz gibi Blogger'da yazılarımızı kategorize etmek için Etiketleri kullanıyoruz. Blog okuyucuları, bu etiketler yardımıyla aynı etikete sahip olan diğer yazılara kolayca ulaşabiliyorlar. Sidebar'a yerleştirdiğimiz Etiketler Gadget'ını, CSS yardımıyla renklendirerek yukarıdaki resimde ve blogumda görebileceğiniz şekilde daha ilgi çekici bir hale getirebiliriz. Bunun için yapmamız gereken çok basit bir iki adım var.

Kurulum

Eklentiyi temamıza uygulamak için yapmamız gerekenler aşağıdaki şekildedir.

  • Öncelikle eğer Etiketler Gadget'ı temamızda daha önceden aktif duruma getirilmemişse Blogger Kumanda Paneli > Yerleşim > Gadget Ekle komutlarını uyguluyoruz.
  • Karşımıza çıkan listeden Etiketler Gadget'ını seçiyoruz.
  • Eğer daha önceden eklemişsek Blogger Kumanda Paneli > Yerleşim > Etiketler > Düzenle komutlarını uyguluyoruz.
  • Gadget'ın konfigürasyonunu aşağıdaki resimde görüldüğü hale getirip Kaydet butonuna basıyoruz.

  • Eklentiye ait CSS kodlarını temamıza yerleştirebilmek için Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla </head> kodunu bulup hemen üstüne aşağıdaki kodları ekliyoruz.
    <!-- colored labels code START -->
    <style type="text/css">
    
    .label-size{
     margin:0;
     padding:0;
     position:relative;
     } 
    
     .label-size a{
     float:left;
     height:24px;
     line-height:24px;
     position:relative;
     font-size:12px;
     margin-bottom: 9px;
     margin-left:20px;
     padding:0 10px 0 12px;
     background:#0089e0;
     color:#fff;
     text-decoration:none;
     -moz-border-radius-bottomright:4px;
     -webkit-border-bottom-right-radius:4px; 
     border-bottom-right-radius:4px;
     -moz-border-radius-topright:4px;
     -webkit-border-top-right-radius:4px; 
     border-top-right-radius:4px; 
     } 
    
    .label-size a:before{
     content:"";
     float:left;
     position:absolute;
     top:0;
     left:-12px;
     width:0;
     height:0;
     border-color:transparent #0089e0 transparent transparent;
     border-style:solid;
     border-width:12px 12px 12px 0;  
     } 
    
    .label-size a:after{
     content:"";
     position:absolute;
     top:10px;
     left:0;
     float:left;
     width:4px;
     height:4px;
     -moz-border-radius:2px;
     -webkit-border-radius:2px;
     border-radius:2px;
     background:#fff;
     -moz-box-shadow:-1px -1px 2px #004977;
     -webkit-box-shadow:-1px -1px 2px #004977;
     box-shadow:-1px -1px 2px #004977;
     }  
    
    .label-size a:hover{background:#555;} 
    .label-size a:hover:before{border-color:transparent #555 transparent transparent;}
    
    </style>
    <!-- colored labels code END -->
    

Temamızı kaydettiğimizde eklentimiz hazır duruma gelecektir. Blogunuzu görüntüleyerek test edebilirsiniz.

QQSB9ABG7KCK
Yazının devamı

Blogger'da yazı yayın tarihinin takvim yaprağı şeklinde gösterilmesi

Murat Yaman | 13:18 | Be the first to comment!

Blogger

Blogger'ın yazıların yayınlandığı tarihi gösterdiği standart tarih başlığı biçiminin hiçte estetik bir görünüme sahip olmadığını düşünüyorum. Ancak bu biçimi değiştirmek elbette ki mümkün. Konumunu CSS özellikleri yardımıyla kendimizin belirlediği boş bir takvim yaprağı üzerine, gün, ay ve yıl bilgisini yerleştirerek, güzel görünümlü bir tarih başlığına sahip olabiliriz. Şimdi nasıl yapılır ona bakalım.

Kurulum

Eklentiyi temamıza uygulamak için yapmamız gerekenler aşağıdaki şekildedir.

  • Blogger Kumanda Paneli > Ayarlar > Dil ve biçimlendirme komutlarını uyguluyoruz.
  • Tarih Başlığı Biçimini aşağıdaki resimde gösterildiği gibi ayarladıktan sonra, sağ üstteki Ayarları kaydet butonuna basarak yaptığımız değişiklikleri kaydediyoruz.


  • Kodlar içindeki değişiklikleri yapabilmek için Şablon > HTML’yi Düzenle > Devam Et > Widget Şablonlarını Genişlet komutlarını uyguluyoruz.
  • CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla <h2 class='date-header'><span><data:post.dateHeader/></span></h2> kodlarını buluyoruz.
  • Bu kodların yerine aşağıda yer alan kodları ekliyoruz.
    <!-- takvim yapragi seklinde tarih basligi code-1 START -->
    <div id='Date'>
    <script>changeDate(&#39;<data:post.dateHeader/>&#39;);</script>
    </div>
    <b:else/>
    <div id='Date'>
    <script>changeDate(&#39;&#39;);</script>
    </div>
    <!-- takvim yapragi seklinde tarih basligi code-1 END -->
    
  • Son olarak CTRL+F tuş kombinasyonu yardımıyla </head> kodunu bulup hemen üstüne aşağıdaki kodları ekliyoruz.
    <!-- takvim yapragi seklinde tarih basligi code-2 START -->
    <script type='text/javascript'>
    //<![CDATA[
    var DateCalendar;
    function changeDate(d){
    if (d == "") {
    d = DateCalendar;
    }
    var da = d.split(' ');
    day = "<strong class='date_day'>"+da[0]+"</strong>";
    month = "<strong class='date_month'>"+da[1].slice(0,3)+"</strong>";
    year = "<strong class='date_year'>"+da[2]+"</strong>";
    document.write(month+day+year);
    DateCalendar = d;
    }
    //]]>
    </script>
    <b:if cond='data:blog.pageType != &quot;static_page&quot;'>
    <style type='text/css'>
    /* Calendar style date
    ----------------------------------------------- */
    #Date {
    background: transparent url(http://resim-url.png) no-repeat;
    display: block;
    width:60px;
    height:60px;
    float: left;
    margin: 15px 2px 0 -108px;
    padding: 0 0 8px 0px;
    border: 0;
    text-transform: uppercase;
    }
    .date_month {
    display: block;
    font-size: 15px;
    font-weight:bold;
    margin-top:-1px;
    text-align:center;
    color:#ffffff; /* Month's color */
    }
    .date_day {
    display: block;
    font-size: 28px;
    font-weight:bold;
    margin-top:-8px;
    text-align:center;
    color:#282828; /* Day's color */
    }
    .date_year {
    display: block;
    font-size: 10px;
    margin-top:-8px;
    text-align:center;
    color:#282828; /* Year's color */
    }
    </style>
    </b:if>
    <!-- takvim yapragi seklinde tarih basligi code-2 END -->
    

Ayarlar

http://resim-url.png buraya kullanmak istediğimiz resmin URL bilgisi yazılıyor.

Takvim yaprağının konumunu değiştirmek için margin: 15px 2px 0 -108px; satırında yer alan -108px değerini değiştirebilirsiniz.

Kullandığımız temaya bağlı olarak <h2 class='date-header'><span><data:post.dateHeader/></span></h2> kodundan tema kodları içinde iki tane olabilir. Bu durumda değişikliği her ikisi içinde yapıyoruz.

Bu eklenti ile birlikte kullanabileceğiniz bazı örnek resimleri aşağıda bulabilirsiniz.

Yazının devamı